ATA.26 / 23S FOTOĞRAF HİKÂYESİ · 02
Yeryüzünün
Ötesinde
Atacama
Şili
Nisan Oğuz
SAHADAN
Atacama’nın kızıl sırtları ve aşınmış kayaları bana başka bir gezegende olduğumu hissettiriyordu. Bu duygu geceleri, kayalıkların üzerinde Samanyolu belirdiğinde daha da güçleniyordu. Aynı coğrafyaya gündüz toprağın biçimleri, gece gökyüzünün derinliği üzerinden bakıyordum.
Hikâyeyi oku
Dağlar durgun suyun içinde bir kez daha yükseliyor. Yerden çıkan buharın yanında insan siluetleri küçülüyor. Kayalıkların arasındaki iki canlıya yaklaştıkça bütün bu genişlik daralıyor. Atacama’dan aklımda kalan, bu değişen mesafeler: bir an ufka, bir an yanı başımdaki hayata, sonra yeniden yıldızlara bakmak.
Mauro Cuevas’la gecenin üçünde San Pedro’dan ayrıldık. İlk geceyi, Samanyolu’nun parlak merkezinin kayalıkların üzerinde nerede ve ne zaman yükseleceğini anlamak için keşfe ayırdık. Araçtan inip ışıkları kapattığımızda gözlerimin karanlığa alışmasını bekledim. Önce kayaların siluetleri, sonra gökyüzünün derinliği belirginleşti. Samanyolu, başımın üzerinden geçen yoğun bir yıldız nehri gibiydi. Vallecito’da, o kayalıkların arasında dururken yıldızlar elimi uzatsam dokunabilecekmişim kadar yakın görünüyordu.
Ertesi gece tripodlarımızla Vallecito’ya döndük. Kadrajı önceden belirlemiş olsak da aynı gökyüzünün altında çalışmak hâlâ gerçeküstüydü. Kareleri tek tek çekip panoramayı tamamladığımda, orada hissettiğim büyüklüğü fotoğrafa taşıyabildiğimi düşündüm. Bu görüntü, benim için iki gecenin hatırasını bir arada tutuyor: ilk gece karanlığın içinden beliren gökyüzünü ve ertesi gece onu bir kadraja sığdırmaya çalışırken duyduğum hayreti.
VALLECITO · ATACAMA
Karanlığa Alışınca
Mauro Cuevas’la gecenin üçünde San Pedro’dan ayrıldık. İlk geceyi, Samanyolu’nun parlak merkezinin kayalıkların üzerinde nerede ve ne zaman yükseleceğini anlamak için keşfe ayırdık. Araçtan inip ışıkları kapattığımızda gözlerimin karanlığa alışmasını bekledim. Önce kayaların siluetleri, sonra gökyüzünün derinliği belirginleşti. Samanyolu, başımın üzerinden geçen yoğun bir yıldız nehri gibiydi. Vallecito’da, o kayalıkların arasında dururken yıldızlar elimi uzatsam dokunabilecekmişim kadar yakın görünüyordu.
Ertesi gece tripodlarımızla Vallecito’ya döndük. Kadrajı önceden belirlemiş olsak da aynı gökyüzünün altında çalışmak hâlâ gerçeküstüydü. Kareleri tek tek çekip panoramayı tamamladığımda, orada hissettiğim büyüklüğü fotoğrafa taşıyabildiğimi düşündüm. Bu görüntü, benim için iki gecenin hatırasını bir arada tutuyor: ilk gece karanlığın içinden beliren gökyüzünü ve ertesi gece onu bir kadraja sığdırmaya çalışırken duyduğum hayreti.
SAHADA BİRLİKTE
Mauro Cuevas
ATACAMA · ŞİLİ
Fotoğraflar ve metin © Nisan Oğuz